İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Örnek Alanlar ve Örnek Alınanlar

Yıllar önce “Yunus Emre: Aşkın Yolculuğu” isimli bir dizinin bir sahnesi vardı ve beni oldukça etkilemişti. Bu yazımda o sahnenin çağrıştırdıkları üzerine bir yazı yazmak istedim. Öncelikle ilgili sahneyi kısaca açıklayalım:

“Yunus Emre henüz aşk yolculuğuna girmemişken çarşıda dolaşmaktadır. Su dağıtan bir sakayı (su dağıtıcısı) görür ve ondan bir su isteyerek suyunu içer. Sonrasında sakaya “Tüm gün ayaktasın, yorulmaz mısın?” diye sorar. Sakanın cevabı çok etkileyicidir. Hocası Tapduk Emre’den “Aşkla yürüyen sırtında dünyayı taşır, aşksız yürüyen beden diye ceset taşır.” sözünü iletir. Bu sözü birçoğumuz hayatımızın bir döneminde duymuş olabiliriz. Çok anlamlı ve üzerinde tefekkür edilecek bir söz. Fakat benim bu yazımda ele alacağım paylaşım bu söz üzerine Yunus Emre’nin yorumudur. Yunus Emre “Su dağıtır ama ettiği kelâma bak” şeklinde kendince bir yorumda bulunur. İşte beni etkileyen kısım budur. Bir sakanın bu sözü etmesi onu çok şaşırtır. Buradaki meselemiz sakanın ettiği sözün gerçekte kimin söylediği ve bu dizinin bu kısmında geçen cevabın kurgu olup olmaması değildir, burada vurgulanmak istenen mesaj önemlidir.

Bu ilgili sahneden yola çıkarak yazımızın konusunu günümüzde kimleri örnek alıyoruz, kimlerden bir şeyler öğreniyoruz konusunu tartışmak olarak belirleyelim ve şu sorulara beraber cevap arayalım?

  • Öğrenmemiz ne ile ve kimler ile sınırlı?
  • Günümüzde kimlerin fikirlerini örnek alıyoruz?

Yunus Emre rolündeki kişinin şaşkınlığının sebebi bir sakadan yaşama yönelik etkileyici bir söz duymasıdır. Peki biz günümüzde kimleri örnek alıyoruz, kimlerden bir şeyler öğreniyoruz? Bir saka konumunda olan kişiden bir şeyler öğrenme ihtimalimiz ne düzeydedir? Gözlemlediğim kadarıyla pek çoğumuz başkalarından öğrenme, ders alma, tecrübe alma işini ne yazık ki çoğunlukla diploma almış malumat sahiplerine indirgemiş durumdayız. Çok kıymetli ilim adamlarımız, meslektaşlarımız var. Onlardan faydalı şeyler öğreniyoruz ve daha fazla da öğrenmeliyiz. İlim sahamız onların sundukları katkılarla ilerliyor, bu konuda hemfikiriz. Fakat nice unvan sahibi, malûmatı çok hocalar, yöneticiler, çalışanlar var. Onlar da bulundukları konumdan / rolden pay alarak sahip oldukları yanlış düşüncelerle çevrelerini olumsuz etkileyebiliyorlar. Başta öğrenci ve gençlerimiz olmak üzere hepimiz o kişilerin bulundukları rollere / konumlara bakarak (kanarak) ne yazık ki yanlış yönlendirilebiliyoruz. Çevremizle etkileşimde, örnek almakta tek ölçütümüzün malumat olmadığını kabul etmemiz gerekiyor.

Bu yanlış yönlendirmenin açık bir örneğini kitap okuma sırasında gözlemleyebiliriz. Kanaatimce pek çok okur, okudukları kitapları ve yazarları – bazı yazarları ve kitapları – olması gerekenden daha üst bir konumda nitelendiriyor. Okurlar arasında, yazarlığı dışında bilgi sahibi olmadan o yazarların söyledikleri bilgiler, fikirler sanki tamamen doğruymuş gibi “O yazar söylüyorsa doğrudur” gibi bir düşünce ve eğilim hâkim. Yazarın bile kendisinin bilemediği ve bulamadığı fakat kitabında işlediği hususları, biz sırf kitapta geçiyor diye hayat felsefesi hâline getiriyorsak bir yerlerde bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir. Kitap okuyacağız evet, ama okuduklarımızı, o kitabı yazanı, neyi kastetmek istediğini anlayarak okuyacağız. Burada elbette hakîkati bildiren, yaşamı neyse aktardığı bilgiler aynı olan yazarları istisna tutuyoruz.

Özetleyecek olursak, örnek alma ve başkalarından öğrenme işinin yalnızca malumatı çok kişilerden olmayacağını ve her an herkesten bir şeyler öğrenebileceğimizi idrak etmemiz gerekiyor. Yeri gelir bir çocuktan merhameti, bir arkadaştan vefayı, bir büyüğümüzden yaşamın kıymetini, hiç tanımadığımız birinden tevazuyu öğrenebiliriz. Yeter ki algılarımız açık olsun ve toplumsal rollere haddinden fazla bağlanmayalım. İnsana insan olduğu için kıymet verelim!

Yazımızı da şu soruyla nihayetlendirelim:

Biz kendimize dışarıdan bir gözle baktığımızda, çevremize örnek olacak ne yapıyoruz ve biz kendimizi örnek alır mıydık?

Serhat Uran sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin