Herkese Merhaba,
Ben Ayşe Ece Erenhan. Çankırı Karatekin Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Bu blog yazısında sizlerle bu yaz tatilinde 30 gün süren staj deneyimimi paylaşmak istiyorum.
Yapmış olduğum bu staj, alanımla ilgili ilk iş tecrübemdi. Bu stajda, heyecanla başlayıp başarıyla bitirdiğim güzel bir deneyim elde ettim. Hocalarımın tavsiyeleri üzerine staj başvurumu, Kariyer Kapısı Ulusal Staj Programı üzerinden gerçekleştirdim. Ankara’da yaşadığım için tercihlerimi Ankara’daki kurumlardan yana kullandım. Staj yaptığım yer konusunda şanslı olduğumu düşünüyorum. Çünkü stajımı, Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi gibi tarihi geçmişe sahip donanımlı bir kütüphanede yaptım. Yaklaşık 101 yıllık bir geçmişe sahip olan bu kütüphane, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Kumrular Sokak’ta yer alıyor. Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi, gerek bulunduğu konum itibarıyla kolay ulaşılabilir olması gerekse de bünyesinde bulundurduğu kaynaklar sebebiyle Ankara’da en çok ziyaret edilen kütüphanelerden biridir. Tabii bunda kütüphane çalışanlarının donanımlı ve güler yüzlü olması ve kütüphaneye gelenlere iyi hizmet vermelerini göz ardı edemeyiz.
Staj günlerimde sabahları kütüphaneye gelirken kendimi gayet enerjik hissediyor, mutlu ve umut dolu oluyordum. Çünkü her gün öğrendiklerime yenisini katarak olgunlaşacağımı ve ilerideki mesleğime bunun olumlu sonuçlar yansıtacağını biliyordum. Burada çalışanlarla kurduğum bağdan da bahsetmek istiyorum. Çalıştığım her birimdeki yetkililer ve kütüphaneciler bana güler yüz göstererek, azarlamayarak beni mesleğimden soğutmadılar, aksine kurdukları rahatlatıcı cümlelerle işime konsantre olup motive olmamı sağladılar. Özellikle çocuk bölümünde çalışırken, çocuklara karşı daha sabırlı ve daha hoşgörülü olmam gerektiğini öğreten birim yetkilileri vardı.
Bu kütüphaneye her gün değişik yaş gruplarından ve farklı cinsiyetten insanlar geliyor ve bizlerden kendilerine uygun kitaplar ve bilgi kaynakları istiyorlardı. Hatta bazıları vardı ki bu kütüphaneyi her gün ziyaret ettikleri için artık onları tanır hale gelmiştim. Böylece aramızda güzel diyaloglar oluştu. Bu kütüphanede çalışarak insanların hangi tür bilgilere ihtiyaç duyduğunu daha iyi anlama fırsatım oldu. Çocuk biriminde çalışırken edindiğim tecrübeden de bahsetmem gerekirse eğer; buraya 0-6 yaş grubu çocukların dahi getirildiğine şahit oldum. Çocuk biriminde yapılan etkinlikleri incelediğimde burada çalışan bir yetkilinin önce gitar çalarak, sonra boyama etkinlikleri yaptırarak ve daha sonra da henüz okuma-yazma bilmeyen çocuklara kitap okuyarak – yani onların sevebileceği bir ortamda onları kitap okumayla tanıştırarak – onlara kitap okuma sevgisini aşıladığını fark ettim. Aslında okuma sevgisi, küçük yaşlarda başlar ve zamanla alışkanlık haline gelir. Bu sayede birisi bize komut vermeden bile kitabı isteyerek ve severek okur ve onu bir arkadaş gibi görürüz. Bir kütüphaneci adayı olarak henüz mesleğime başlamadan bunu fark etmiş olmak benim için güzel bir deneyim oldu.
Çalıştığım her birim birbirinden keyifliydi. Staj süresince kütüphanenin 5 biriminde çalıştım. Hiçbirinde yorulduğumu hatırlamıyorum. Gerek kütüphanecilerin bana bu konuyu iyi öğretmesi gerekse dijital teknolojinin getirdiği kolaylıklar buradaki en önemli yardımcılarımdı. Staj boyunca, okulda gördüğüm teorik derslerin uygulamadaki halini görmek, beklentimden fazla şey öğrenmek güzeldi. Staj sayesinde kütüphanecilik alanında kendimi geliştirdiğime inanıyorum ve bu beni mutlu ediyor.
Stajımı tamamladığımda, mesleğimi daha iyi tanımış olduğumu hissettim ve beni nelerin beklediğini görmüş oldum. Sonra da “İyi ki bu bölümü seçmişim” dedim. Çünkü bir insanın mesleğini başarıyla yapabilmesi için öncelikle onu sevebilmesi gerekir ve ben de mesleğimi çok seviyorum. Ben bu mesleği yaptığımda yalnızca maaşımı alıp oturmayacağım, bana ihtiyacı olan insanlara faydalı olacağım.
Kütüphaneler, tarih boyunca bilgi kaynaklarının korunmasında ve ihtiyacı olanlara ulaştırılmasında, var olan bilginin gelecek nesillere aktarılmasında en önemli kurumlardan biri olmuştur. Ben de böyle etkiye sahip bir kurumda mesleğimi yapacak olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Kütüphaneler memleketin en canlı, yaşayan organizmalarıdır. Bu organizmaya can veren hücrelerden biri de siz olmak ister misiniz?
